Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bek
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hava gazı lambasının ucu


Lisan : Fransızca bec

beka
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Kalıcılık, ölmezlik

Örnek:

1. Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.

1. Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.


Lisan : Arapça beḳā

Telaffuz : beka:

beka bulmak
Anlamı:

1. ölmezlik erdemine ulaşmak, ölümsüzleşmek


bekar
Anlamı:

1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti


Lisan : Fransızca bécarre

bekâr

İlgili Kelimeler:

bekârhane, bekâr odası, müzmin bekâr

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Evlenmemiş kimse

Örnek:

1. Bekârdı, evlenmeye vakit bulamamıştı.

1. Bekârdı, evlenmeye vakit bulamamıştı.

2. Evli olduğu hâlde ailesinden ayrı, yalnız yaşayan kimse


Lisan : Arapça bekār

bekâr gözü, kör gözü
Anlamı:

1. `bekâr erkek, evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez` anlamında kullanılan bir söz


bekâr kalmak (veya yaşamak)
Anlamı:

1. evlenmemek, evlenmemiş olmak

Örnek:

1. Genç adamsın, bekâr kalacak değilsin ya.

1. Genç adamsın, bekâr kalacak değilsin ya.

2. ölüm veya boşanma dolayısıyla eşini yitirmek


bekâr odası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekârların, taşradan gelen işçilerin kaldığı oda

Örnek:

1. Boyun atkısını kulaklarına dolayarak bekâr odasının yolunu tutacak.

1. Boyun atkısını kulaklarına dolayarak bekâr odasının yolunu tutacak.


bekâra karı boşaması kolaydır
Anlamı:

1. `bilgi ve deneyimi olmayan bir kimsenin işi hafife alması, önemsememesi, gereğince değerlendirememesi doğaldır` anlamında kullanılan bir söz


bekâret
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Kızlık

Örnek:

1. Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez?

1. Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez?

2. Saflık, temizlik, masumluk

Örnek:

1. Ruhumun bekâretini sana verdim.

1. Ruhumun bekâretini sana verdim.

3. Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik

4. Doğallık, tazelik


Lisan : Arapça bekāret

Telaffuz : bekâ:ret

bekârhane
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda

2. Bekârların yaşadığı müstakil ev

Örnek:

1. Şehzadebaşı'nın geniş odalı bekârhanelerinden birinde ikamete karar vermişti.

1. Şehzadebaşı'nın geniş odalı bekârhanelerinden birinde ikamete karar vermişti.


Lisan : Arapça bekār + Farsça ḫāne

Telaffuz : bekârha:ne

bekârın yakasını it yer, yakasını bit
Anlamı:

1. `bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir` anlamında kullanılan bir söz


bekârlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekâr olma durumu

Örnek:

1. Para kazanmak iyi şeydir ama bekârlığa can dayanmıyordu.

1. Para kazanmak iyi şeydir ama bekârlığa can dayanmıyordu.


bekârlık maskaralık
Anlamı:

1. `bekâr kimse bakımsızdır, derbeder bir yaşayışı vardır ve herkesin eğlencesi olur` anlamında kullanılan bir söz


bekârlık sultanlık
Anlamı:

1. `evlenmeden tek başına yaşamak daha iyi` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Bekârlık sultanlık mıdır, perişanlık mı sorusunu her ilgilinin mesleğine, meşrebine, yaradılışına, maddi olanaklarına göre cevaplandırmak gerekir.

1. Bekârlık sultanlık mıdır, perişanlık mı sorusunu her ilgilinin mesleğine, meşrebine, yaradılışına, maddi olanaklarına göre cevaplandırmak gerekir.


bekas
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çulluk


Lisan : Fransızca bécasse

bekçi

İlgili Kelimeler:

bostan bekçisi, file bekçisi, gece bekçisi, hat bekçisi, kır bekçisi, mahalle bekçisi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse

Örnek:

1. Han bekçisi, saçağın altındaki döşeğinde hâlâ uyumaktaydı.

1. Han bekçisi, saçağın altındaki döşeğinde hâlâ uyumaktaydı.


bekçi kalmak
Anlamı:

1. koruyucu, gözcü, denetleyici olarak beklemek

Örnek:

1. Yıkılan o saltanatlar üzerinde bir kandil gibi artık sonsuzluğa dek bekçi kalacaktı.

1. Yıkılan o saltanatlar üzerinde bir kandil gibi artık sonsuzluğa dek bekçi kalacaktı.


bekçilik

İlgili Kelimeler:

file bekçilik

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekçinin yaptığı iş

Örnek:

1. Onu bekçilik bahanesiyle konağın bir odasına yerleştirmiştik.

1. Onu bekçilik bahanesiyle konağın bir odasına yerleştirmiştik.


Bekilli
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Denizli iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : beki'lli

bekiniş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekinme işi


bekinme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekinmek işi


bekinmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , İnat etmek, direnmek

2. Kapanmak, tıkanmak

Örnek:

1. Gaz ocağının deliği bekinmiş, açılmıyor.

1. Gaz ocağının deliği bekinmiş, açılmıyor.


bekitme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bekitmek işi


bekitmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , Kapamak, tıkamak